hazırsanız siparişinizi alayım mı?

Kullanım örnekleri

hazırsanız siparişinizi alayım mı?
(are you) ready to order?
icon arrow

ready

Phonetic: "/ˈɹɛdi/"

Part Of Speech: noun


Definition: Ready money; cash

icon arrow

ready

Phonetic: "/ˈɹɛdi/"

Part Of Speech: verb


Definition: To prepare; to make ready for action.

icon arrow

ready

Phonetic: "/ˈɹɛdi/"

Part Of Speech: adjective


Definition: Prepared for immediate action or use.

Example: The porridge is ready to serve.


Definition: Inclined; apt to happen.


Definition: Liable at any moment.

Example: The seed is ready to sprout.


Definition: Not slow or hesitating; quick in action or perception of any kind.

Example: a ready apprehension


Definition: Offering itself at once; at hand; opportune; convenient.

icon arrow

to

Phonetic: "/tʉː/"

Part Of Speech: adverb


Definition: Toward a closed, touching or engaging position.

Example: Please push the door to.


Definition: Into the wind.

icon arrow

to

Phonetic: "/tʉː/"

Part Of Speech: preposition


Definition: Indicating destination: In the direction of, and arriving at.

Example: We are walking to the shop.


Definition: Used to indicate the target or recipient of an action.

Example: He devoted himself to education.


Definition: Used to indicate result of action.

Example: His face was beaten to a pulp.


Definition: Used to indicate a resulting feeling or emotion.

Example: To everyone's great relief, the tuneless carol singers finally ceased their warbling.


Definition: Used after an adjective to indicate its application.

Example: similar to ..., relevant to ..., pertinent to ..., I was nice to him, he was cruel to her, I am used to walking.


Definition: Denotes the end of a range.

Example: It takes 2 to 4 weeks to process typical applications.


Definition: As a.

Example: With God to friend (with God as a friend);   with The Devil to fiend (with the Devil as a foe);   lambs slaughtered to lake (lambs slaughtered as a sacrifice);   took her to wife (took her as a wife);   was sold to slave (was sold as a slave).


Definition: Used to indicate a ratio or comparison.

Example: I have ten dollars to your four.


Definition: Used to indicate that the preceding term is to be raised to the power of the following value; indicates exponentiation.

Example: Three squared or three to the second power is nine.


Definition: (time) Preceding.

Example: ten to ten = 9:50; We're going to leave at ten to (the hour).


Definition: Used to describe what something consists of or contains.

Example: Anyone could do this job; there's nothing to it.


Definition: At.

Example: Stay where you're to and I'll come find you, b'y.

Ücretsiz İngilizce-Türkçe Çevirmen

Belki tercümanlık mesleğinde ustalaşmak istersiniz? Sitemizle eğitiminiz hızlı ve kolay olacak! Çevirmenler çeviri yaparken çeşitli becerilere ve materyallere ihtiyaç duyarlar. Çevirmenlerin genel özellikleri çevrilecek olan erek dile ve kaynak dile çok iyi hakim olmak, okuduklarını ve duyduklarını iyi anlamak ve iyi bir hafızaya sahip olmaktır. Fonetik, gramer ve cümlelerdeki kelime örnekleriyle birlikte kapsamlı bir kelime, deyim ve ifade kitaplığına sahip çevirmenimiz ilk kez kullanışlı bir materyal olarak kullanılabilir.

İster eğitim, iş veya kişisel amaçlar için İngilizce'den Türkçe'ye veya Türkçe'den İngilizce'ye çevrilmiş metinlere ihtiyacınız olsun, online çeviri siteleri aklınıza gelen ilk çözüm olabilir. Tercümanımız kurumsal, akademik, yasal, tıbbi terimleri yetkin bir şekilde dikkate alır. Ayrıca çeviri aşamasında, aklınıza gelen metnin, ihtiyacınız olan terimler kullanılarak, bu alanda profesyonellerle çalışarak ihtiyacınız olan tarzda tercüme edildiğinden emin olabilirsiniz.Kaynak metinler, AI tabanlı yazım denetleyici tarafından otomatik olarak düzeltilerek daha iyi bir çeviri elde edilir. Tıp, kesin bilimler, hukuk vb. gibi çeşitli alanlarda metinlerinin içeriğini ve dil özelliklerini koruyarak belgeleri anında çevirin.